YazarAv. Tunahan Gürsoy

YayınlayanGürsoy Hukuk ve Danışmanlık

Hukuki incelemeAv. Tunahan Gürsoy

Son içerik güncellemesi

Hukuki inceleme tarihi

Fazla mesai, işçilerin kanunda ve yönetmelikte belirtilen çalışma sürelerini aşan çalışmalarıdır. İş Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Çalışmanın ücretinin henüz ödenmemiş olması, fazla çalışma niteliğini ortadan kaldırmaz. Fazla çalışmaya ilişkin temel bilgiler ve kurallar İş Kanunu ile İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği'nde düzenlenmiştir.

İşçilik alacakları ve iş kazaları: tüm rehberler
01

Çalışma süresi ve yasal sınır

Çalışma süresi, İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği'nin 3. maddesinde düzenlenmiştir. İş Kanunu'nun 66. maddesinde belirtilen süreler de çalışma süresinden sayılır. İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca kullanılan ara dinlenmeleri ise çalışma süresinden sayılmaz. İş sözleşmesinde haftalık çalışma süresi 40 saat olarak belirlenmişse, 40 saati aşan ve 45 saate kadar olan bölüm fazla sürelerle çalışma, 45 saati aşan bölüm ise fazla çalışmadır. İşçi, 40–45 saat arasındaki her saat için normal saat ücretinin yüzde 25 fazlasına; 45 saati aşan her saat için ise yüzde 50 fazlasına hak kazanır.

İlgili yönetmeliğin 5. Maddesinde ise “Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş(270) saatten fazla olamaz. Bu süre sınırı, işyerlerine veya yürütülen işlere göre değil, işçilerin şahıslarına ilişkindir.”

02

FAZLA ÇALIŞMA – FAZLA MESAİ NEDİR?

Fazla çalışmalar ve fazla sürelerle çalışmalar İş Kanununun 41-43 ve Borçlar Kanununun 398 ve 402. Maddeleri ile İş Kanununa İlişkin Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. İş kanununun 41. Maddesinin ilk iki fıkrasına göre “ Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. “ “ Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, çalışma ücretinin saat başına düşen kısmının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle işveren tarafından ödenir.

Örneğin normal saat ücreti 100 TL olan bir işçi, ara dinlenmeleri çıkarıldıktan sonra haftada 50 saat çalışmışsa, haftalık 45 saati aşan beş saat için fazla çalışma ücreti 5 × 100 × 1,50 = 750 TL olur. Bu tutar normal ücrete ek fazla çalışma tutarıdır; aylık ücretin veya hafta tatili ücretinin yerine geçmez. Günlük sınırlar ve geçerli bir denkleştirme uygulaması da ayrıca değerlendirilir.

Denkleştirme esasının uygulandığı hallerde ise işçinin haftalık ortalama çalışma süresi dikkate alınır. İşçinin haftalık çalışması süresi ortalama olarak 45 saati aşmadığı taktide fazla çalışma ücretine hak kazanılmaz. Denkleştirme süresi kural olarak 2 ay olmakla birlikte toplu iş sözleşmeleri ile bu süre 4 aya kadar çıkartılabilir. Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz: denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir.”

03

Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti Nasıl İspatlanır?

İşçi eğer fazla çalıştığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatlamakla mükelleftir. İşçi fazla çalıştığının ispatını elinde yazılı belge varsa yazılı belgelerle, yazılı belge bulunmuyor ise tanık beyanlarıyla ispatlayabilir.

Bilindiği üzere, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İspat hususunda işverenin de sunabileceği deliller mevcuttur. Bunlardan en bilineni, bordrolardır. İşçinin imzasını taşıyan bordrolar aksi ispat edilinceye dek kesin delil niteliğindedir ve imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilir. Yine, iş yerine giriş çıkışları gösteren belgeler, işyeri kayıtları ve işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, ispat yalnızca yazılı belge ile yapılmaz. Tanık beyanları da fazla mesainin ispatında önemli rol oynar.

İmzalı ve ihtirazi kayıtsız bordroda fazla çalışma tahakkuku ve ödemesi bulunması, bordroda görünenden daha fazla çalışma talep edilmesini her durumda imkânsız kılmaz. Bordronun niteliği, sahtelik veya gerçeğe aykırılık iddiası ve sunulan deliller birlikte değerlendirilir. Bordroda görünenden daha fazla çalışma ileri sürülmesinde yazılı delil gerekliliği gündeme gelebilir. İşçinin ihtirazi kaydı bulunması veya bordroda fazla çalışma tahakkukunun hiç bulunmaması halinde ispat değerlendirmesi farklılaşır.

İşçiye imzalatılmayan bordrolar ve banka ödemeleri, imzalı ve ihtirazi kayıtsız bordrolarla aynı şekilde değerlendirilmemelidir. İhtirazi kayıt, işçinin bordroda gösterilenden daha fazla alacağı bulunduğuna ilişkin çekincesidir; işverenin banka havalesine ödeme açıklaması yazmasıyla aynı şey değildir. Çalışma süreleri ile ödeme olgusu ayrı ayrı incelenir. Banka kayıtları, puantajlar, giriş çıkış kayıtları, görevlendirmeler ve gerektiğinde tanık anlatımları değerlendirilerek ispatlanan ödemeler hesaplanan alacaktan mahsup edilir. İşverenin kamu kurumu olması tek başına tanık delilini tamamen dışlayan genel bir kural olarak sunulmamalıdır; kayıtların niteliği ve somut olay önemlidir.

04

FAZLA ÇALIŞMA (MESAİ) ÜCRETİ NASIL HESAPLANIR?

Normal haftalık çalışma süresi 45 saattir. Ancak, iş sözleşmesinde çalışma saati haftalık 40 saat olarak belirtilmişse 40 saati aşan kısım fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilecek ve İşçi, 40-45 saat arası saatlik ücretin yüzde 25 fazlasını, 45 saatten fazla olan çalışma için ise saatlik ücretin %50 fazlasını almaya hak kazanacaktır. Örneğin, iş sözleşmesinde normal çalışma süresi 40 saat olarak kararlaştırılmışsa 40 ile 45 saat arasında geçen süre olan 5 saat, fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilir. Bu durumda haftalık 45 saat aşılmamış olsa da 40 saatin üzerindeki fazla sürelerle çalışma, saat ücretinin %25 fazlasıyla ödenir. 45 Saati geçen çalışmalarda ise saat ücretinin %50 fazlası ödenir.

Günlük çalışma süresi kural olarak 11 saatle sınırlıdır. Bu sınırı aşan çalışmalar, haftalık toplam 45 saati aşmasa da fazla çalışma hesabında ayrıca değerlendirilir. Gece çalışması kural olarak 7,5 saati geçemez. Ancak İş Kanunu'nun 69. maddesinde turizm, özel güvenlik, sağlık hizmetleri ile Türk Petrol Kanunu kapsamındaki petrol araştırma, arama ve sondaj işleri için işçinin yazılı onayına bağlı istisnalar vardır. Gece çalışmasının hesabında sektör, yazılı onay ve günlük ile haftalık sınırlar birlikte incelenmeli; 7,5 saat kuralı bütün işler için istisnasız uygulanmamalıdır. Günlük ve haftalık aşım hesaplarında aynı çalışma saati iki kez ücretlendirilmemelidir.

Sağlık kuralları bakımından günde en fazla 7,5 saat veya daha az çalışılması gereken işlerde (bu işler İş kanununda ve ilgili yönetmelikte belirtilmiştir.) bu süreyi aşan çalışma süreleri ve 7,5 saatten az çalışılması gereken işlerde de söz konusu günlük çalışma sürelerini aşan çalışmalar fazla çalışma niteliğindedir. O iş kollarında sözü edilen çalışmalarda haftalık 45 saat olan yasal sürenin aşılmamış olmasının önemi yoktur. Bu çalışmalar bilinenin aksine haftalık değil günlük olarak hesaplanır.

Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği'nin 5. maddesine göre fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saati aşamaz. Bu sınır işçinin şahsına ilişkindir. Ancak sınırın aşılması, çalışılmış sürelerin ücret hakkını ortadan kaldırmaz ve ilk 270 saatin kendiliğinden normal ücrete dâhil olduğu anlamına gelmez. Örneğin bir yılda 320 saat fazla çalışma yapmış işçinin, ücretine fazla çalışmanın dâhil edildiğini gösteren geçerli bir sözleşme hükmü ve ödeme veya serbest zamanla karşılanmış bir çalışma bulunmadığı varsayımında, yalnızca 50 değil 320 saatlik fazla çalışması hesaplanır. Fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğuna ilişkin sözleşme hükümlerinin geçerliliği, kapsamı ve ücret düzeyi ayrıca değerlendirilmelidir. Yıllık 270 saat sınırı ile sözleşmedeki ücret dâhil hükmü farklı konulardır.

Fazla çalışma alacağının uzun bir dönem için yalnızca tanık anlatımlarına dayanılarak hesaplanması halinde mahkeme, somut olayın özelliklerine göre takdiri indirim uygulayabilir. Bu indirim her davada zorunlu olmadığı gibi oranı da kanunen sabit yüzde 30 değildir. Hesabın yazılı kayıtlara dayanması, çalışma düzeni ve tanıkların bilgisi değerlendirmeyi etkiler. İndirim nedeniyle reddedilen bölümün vekâlet ücreti bakımından sonuçları da ilgili içtihat ve kararın niteliğiyle birlikte ele alınmalıdır.

05

FAZLA ÇALIŞMA (MESAİ) ÜCRETİNİN HESAPLAMA YÖNTEMİ NEDİR?

4857 sayılı İş Kanununın 41. Maddesinde belirtildiği üzere, normal çalışma süresi 45 saatin altında olan işyerlerinde yapılan fazla süreli çalışma ücretinin %25’i; normal çalışma süresi 45 saat olan işyerlerinde fazla mesai ücretinin saatlik ücretin %50 zamlı şeklinde ödenmesi gerekir.

Örneğin 2025 yılına ait bir hesapta aylık brüt çıplak ücretin 26.005,50 TL olduğu varsayılsın. Haftalık normal çalışma süresi 45 saat olan aylık ücretli işçide normal brüt saat ücreti 26.005,50 / 225 = 115,58 TL'dir. Fazla çalışma saat ücreti 115,58 × 1,50 = 173,37 TL olur.

Ara dinlenmeleri çıkarıldıktan sonra haftada 50 saat çalışan işçinin beş saatlik fazla çalışmasının karşılığı 5 × 173,37 = 866,85 TL brüttür. Bu, normal aylık ücrete ek fazla çalışma tutarıdır; haftalık ücretin tamamı değildir.

Yalnızca dört hafta boyunca her hafta beş saat fazla çalışma yapıldığı varsayımında toplam 20 saat için 20 × 173,37 = 3.467,40 TL brüt fazla çalışma ücreti hesaplanır. Her ayın dört hafta olduğu varsayılmamalı; gerçek çalışma günleri ve süreleri kullanılmalıdır. Net ödenecek tutar, ilgili dönemin yasal kesintilerine göre ayrıca belirlenir. Bu örnek 2025 ücretini kullanır ve 2026 asgari ücretini göstermez.

06

Bazı Mesleklerde Fazla Çalışmanın Değerlendirilmesi

İşyerinde üst düzey yönetici olarak çalışan yönetici konumunda olan işçiye görevini gerçekleştirdiği şekilde yüksek ücret ödenmesi durumunda, aynı yerde görev ve talimat veren başka üst düzey yönetici de olmaması halinde işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediği kabul edileceğinden bu durumda fazla çalışmaya hükmedilmemektedir.

Tıbbi mümessiller ve kapıcılar gibi meslek gruplarında yalnızca meslek unvanına bakılarak fazla çalışma hakkının bulunmadığı söylenemez. Çalışma saatlerini kimin belirlediği, fiilî görevler, faaliyet planları ve işverenin talimatları incelenmelidir. Kapıcının işyerindeki konutta yaşaması, günün tamamında çalıştığı anlamına gelmediği gibi fazla çalışma yaptığının kabulünü de tek başına engellemez. Her somut olayda fiilî çalışma süreleri ve deliller değerlendirilir.

Her meslek grubunun şartları ve çalışma şekli farklı olduğundan fazla çalışma olup olmadığı her somut olaya göre faklı bir şekilde araştırılır. Fazla çalışma saatlerinin belirlenmesinde davacı işçinin talebi aşılmamalıdır.

07

FAZLA MESAİ ALACAĞINA İŞLEYECEK FAİZ TÜRÜ NEDİR?

Fazla çalışma ücreti, geniş anlamda ücret niteliğinde olup 4857 sayılı iş kanununun 34. maddesi gereğince gününde ödenmemesi halinde, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanarak ödenmelidir.

İşverenin dava tarihinden önce ihtarname veyahut farklı şekilde temerrüde düşürülmesi durumunda istenmesi halinde temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülür. Kısmi davalarda ise dava tarihi itibari ile talep edilen miktara dava tarihinden, ıslah tarihi itibariyle talep edilen kalan tutara ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebilir.

Belirsiz alacak davası şartları taşıması durumunda ise dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemişse davanın açıldığı tarihte temerrüde düşülmekle faize bu tarihten itibaren hükmedilir.

Belirsiz alacaklar yönünden ise dava öncesi temerrüt durumunun olmadığı ihtimallerde dava tarihinden itibaren, dava öncesinde işverenin temerrüde düşürüldüğü ihtimalde ise temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilir.

08

Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti Zamanaşımı Süresi Nedir?

Fazla çalışma ücreti, İş Kanunu'nun 32. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 147/1. maddesi çerçevesinde beş yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, kural olarak her ücret alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren ayrı ayrı işlemeye başlar; fazla çalışma bakımından bütün sürelerin işten ayrılmayla başladığı düşünülmemelidir. Arabuluculuk sürecinin zamanaşımına etkisi ile süreyi durduran veya kesen nedenler ayrıca incelenmelidir.

09

Fazla Çalışma Ücreti Alacak Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Fazla çalışma ücreti bir işçilik alacağı türü olduğundan bu konuda yaşanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Fazla çalışma alacağının olduğunu düşünen işçi öncelikle arabuluculuk yoluna başvurmalı ve devamında anlaşamama olması durumunda İş Mahkemelerinde dava açmalıdır. Dava açılacağı zaman arabuluculuk sürecinde düzenlenen anlaşamama son tutanağı mahkemeye dilekçenin ek kısmında sunulmalıdır.

Fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin İş Mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme ise davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. İş mahkemesinin bulunmadığı adliyelerde ise dava, genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.

Başlıca resmî kaynaklar

Mevzuat değişiklikleri nedeniyle işlem yapmadan önce kaynağın güncel metni kontrol edilmelidir.

Somut olayınızı değerlendirelim

Her dosyanın koşulları farklıdır.

Görüşme talebi

OKUYUCU YORUMLARI

Görüşünüzü paylaşın

Bu makalede henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Kişisel veri veya dosya ayrıntısı paylaşmayın.